Fransa

Fransa saha çalışması, Paris ve Marsilya olmak üzere iki farklı şehirde Haziran-Temmuz ayları içerisinde gerçekleştirilmiştir. Saha çalışmasına ön hazırlık amacıyla Mayıs ayında ülkeye giden proje koordinatörü ve bir proje asistanı, aynı ay içerisinde yayılma etkinliğini de gerçekleştirmiştir. Ön hazırlık aşamasında görüşmecilerin belirlenmesiyle birlikte 15-20 Haziran tarihleri arasında Marsilya, 25 Haziran-7 Temmuz tarihleri arasında da Paris şehirlerinde görüşmeler yapılmıştır. Burada gerçekleştirilen saha çalışması neticesinde frankafon Ermeni sivil toplum kuruluşuyla bağlantılar kurulmuş, eşzamanlı olarak Fransız Ermeni toplumuyla ilişkilenme şansı elde edilmiştir.

15-20 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen Marsilya saha çalışması kapsamında, proje koordinatörü ve iki proje asistanı toplamda 14 Ermeni genciyle görüşmeler yapmıştır. Bu görüşmeciler, cinsiyet temsiliyeti açısından bir denge içerisindedir; toplamda 7 kadın ve 7 erkek gençle görüşülmüştür. 25 Haziran- 7 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen Paris saha çalışması kapsamında ise proje koordinatörü, üç proje asistanı ve bir araştırmacı desteğiyle 10 Ermeni genciyle görüşmeler gerçekleştirilmiştir.

fransa_profil

26 Mayısta Ecole des hautes etudes en sciences sociales (EHESS) Paris’te, proje koordinatörü Derya Fırat’ın katıldığı konferansta, projenin ilk üç sahasına yönelik (Türkiye, Ermenistan ve Lübnan) bir sunum gerçekleştirilmiştir. Herkese açık olarak gerçekleşen bu sunuma EHESS öğrencileri ve öğretim üyelerinin yanı sıra Fransız ve Ermeni toplumlarından da toplam yüze yakın kişi katılmıştır.

Etkinlikle ilgili EHESS sayfasında yer alan habere şuradan erişebilirsiniz: https://www.ehess.fr/fr/professeur-invit%C3%A9/firat

Aynı zamanda Paris saha çalışması kapsamında irtibat kurulan Nazarpek grubunun organize ettiği Su Bayramı etkinliğine de araştırma ekibimiz katılım göstermiştir. 3 Temmuz günü gerçekleşen etkinlikte ekibimiz hem Fransız Ermeni toplumuna dair gözlem yapma olanağı yakalamış, hem de yeni görüşmeciler bulmuştur.

image3

Proje koordinatörümüz Derya Fırat, görüşmecilerden oluşan bir grup ile birlikte.

Fransa’nın Ermeni Soykırımı açısından önemi, diasporanın oluşumunda önemli bir uğrak noktası olmasından ileri gelmektedir. Buna göre, katliamlardan kaçanlar ya da tehcir edilenler için Avrupa’ya ve Amerika’ya açılan kapı, Fransa limanlarıdır. Pek çoğu başka ülkelere sığınmak amacıyla ilk olarak buraya gelmiş, pek azı burada kalmış ve geri kalanlar da trenlerle ya da gemilerle yeni memleketlerine yelken açmıştır. Bu konuda önemli sinemasal temsillerden biri, Henri Verneuil’in yönetmenliğinde, yazarın aynı adlı kitabından uyarlanan Mayrig (Annem) adlı 1991 yapımı filmdir. Görüşmecilerimizin ve tanıştığımız pek çok Ermeni’nin izlemiş olduğu bu film, Ermenilerin acı dolu yolculukların ardından diaspora hayatına alışma süreçlerini, gördükleri muameleyi ve diasporanın oluşumunu ele almaktadır.

Aradan geçen uzun yıllar neticesinde, Fransa’da yaşayan Ermenilerin topluma giderek daha fazla entegre olduklarını ve göçmen nüfusun görece küçük ve fakat önemli bir parçasını teşkil ettiklerini söylemek mümkündür. Hınçak Sosyal Demokrat Partisi mensupları açısında bu süreç zarfında önemli bir bellek noktası, 2. Dünya Savaşı esnasında Fransızlarla birlikte Alman Nazi ordularına karşı gösterdiği direniş olarak ortaya çıkmaktadır. Günümüz Ermeni gençleri açısından çok güçlü bir bellek noktası teşkil etmeyen bu olay, Ermenilerin Fransız toplumuna entegrasyonunda kayda değer bir rol oynamış gibi görünmektedir. Bununla birlikte günümüz Ermeni gençlerinin bu toplumsal entegrasyondan ötürü soykırımla ya da kendi geçmişleriyle olan ailevi bağlarının büyük ölçüde gevşemiş olduğunu söylemek mümkündür. Bu doğrultuda Lübnan’ın aksine, Fransa’daki Ermeni gençlerde soykırım ile ilişkili olan talepler bir bellek ödevinden ziyade bir insanlık ödevi olarak karşımıza çıkar.